banner222
banner225





En acemi denizciden, tekne satın alma hikayesi…

Kandırıldım… Tek kelime ile aldatıldım… Tufaya düştüm… Hayallerimle oynandı…

Durumun özeti budur üstadım...

Ben ki , tam 1 aylık denizci iken,  sordum kaptanlara ,bu tekne alma işi nasıl diye …

 Anlattılar bana. Efendim tekneyi alıyorsun, chartera veriyorsun, tekne kendi parasını karşılıyor, hatta cebine de 3-5 kuruş kalıyor. Sen de istediğin zaman geziyorsun ,tozuyorsun… Almamak enayilik yani.  Eeeee, enayimiyiz biz. Alalım o zaman dedik…

2 sene kadar önceydi.  Hanım baktı benim tek yaptığım çalışmak; dedi ki  “Kocacım kendine bir hobi bul.” Emir telakki ettim. Pul koleksiyonu, bahçe düzenleme derken, baktım bunlar beni kesmiyor, vazgeçtim. Çalışmaya devam. Sonra Ergün Müdürüm sayesinde , fevkaladenin fevki, canım kap(T)anım Mustafa Söyler Beyefendi ile tanıştım. Vay efendim, yelkendi,Bodrumdu,ekipti, şampiyonluktu derken, kaçtı mı kulağımıza tuzlu su… Düsseldorf’ta fuar varmışmış.  E dedim hadi gidelim. Hemen biletler alındı, oteller ayarlandı.  Ekip de fena hani …Ice yachting Mehmet Şükrü Yılmaz, Önder Marin Zeki Özkal, Blues 1 Mustafa Söyler,  tıfıl denizci Murat Çolpan. Hepsiyle en az 1 aylık mazimiz var. Sıkı dostlar yani.

Bendeniz, tezcanlıyımdır; başladım tekneleri incelemeye. Tekne deyince bazı şartları karşılaması lazım tabi. Birinci şart,  yüzebiliyor olmalı. Pek çoğu bu kriteri karşılıyor. İkincisi güneşlenme minderi olmalı( hanım ister). Kürek de olmalı dedim, gerek yok dediler,anlamadım. Eee yeter sanırım bu kadar deyip, bindik Alamanya uçağına… Ben geleceğim  diye bir hazırlıklar, bir hazırlıklar fuarda. Bir organizasyon,bir organizasyon… uzatmayayım, güzeldi.

Bu arada 1 kez yelken seyri yaptım fuara gitmeden… BAYK Bodrum Kış Trofesinde 1. Ayak’ta,teknede bulundum. O kadar tecrübeliyim yani. Soruyorlar kaç feet, kaç kamara, wc,  klasik ana yelken, bow truster falan diye; bendeki cevaplar, mikrodalga olsun,derin dondurucu olsun, ipleri mavi olsun…

Kaptanlarımın önerilerini çokça dinledim ama , ben aşk adamıyım; Dufour’a vurulmuştum bir kere. 3 kabin,2 wc, 412 grand large . Zaten bizim için en doğrusu da oydu. İpleri de mavi seçtim. Mangalı da var… Virna Bacım’da sağ olsunçok ilgilendi…Al takke ver külah anlaştık, el sıkıştık.  Eeeeeee, daha ADB bilem yok… Bereket teslimata 5 ay var. Öğreniriz sanırsam. Denizler geniş, trafik lambası yok, park sorunu yok, el kadar tekne. Kullanırız elbet…

Bu arada, bu cengaverlik nereden geliyor derseniz, hani hanıma falan danışmadan tekne siparişi vermek;o mevzu çok kısa. Allah herkese hayırlı kısmet versin ama, benim eşim gibi kısmetiniz olsun a dostlar. Tekne, yelken muhabbeti dönüp, chartera veririz falan noktasından, bu sene turizm kötü muhabbetine dönünce durum, eşim dedi ki, ” Aşkım,  sat benim arabayı al tekneyi”. Dedim hayatım,  o ancak kaporası olur… Evi de sat istersen.” Demesin mi.  Hepi topu 1 ev zaten. Kiraya çıkarız diyor kadın.Olsun dedi , senden kıymetli mi???!!!  Bakın bu cümleden sonra, sakın eşlerinize gidip, arıza yaratmayın,  sorumluluk kabul etmem. Her kaptan kendi bacağından asılır… Kimi de boynundan.

 Bu gazı alınca ben, verdim mehteri , verdim mehteri ve geldik bu günlere…   Hepi/topu 15 ay olmuş denizlere çıkalı. Kusura bakmayın ama, denizcilik tarihi için küçük, benim için büyük adımlar attım. BAYK BODRUM Kış Trofesinde eğitim aldığım Iceberg Takımı IRC-B kategorisinde 2. Olurken, ben 1. Olan BLUES 1 ÇORLU SAILING TEAM’e transfer oldum. Eeee ,gördüler tabi potansiyeli, transfer ettiler hemen.  15 ay önce “ip ne?” diye sorarken, 1 yıldır teknemin kaptanı olarak Yunan Adalarını, Gökova’yı, Hisarönü’nü geziyorum.  Siz değerli denizcilerin yanında,  bir noktayım belki ama, benim dünyamda bir efsane olmaya başladım. “Hayat sana güzel doktor”  cümlesi , dillere pelesenk olurken, ” Beni de götür ” nidalarıçok duyulur oldu. Arkadaşlarımı ve dostlarımı da , çekip çıkarmaya çalışıyorum,  o “miserable ” hayatlarından. E ben daha ne yapayım…

Bu yolda bana destek olan herkese de , sonsuz teşekkürler.

Hayatı sadece çalışmak, para kazanmak, ev, arsa, araba almak, taksitlerini ödemek sanan insanlar olmuştuk pek çoğumuz. İşten eve, evden işe hayatlar yaşar olmuştuk. Deniz, yelken ve Bodrum, benim için değiştirdi bu sarmalı. Nasıl olsa kaybedeceğim bu hayat oyununda, şimdilerde tek derdim keyif almak. Madem yenileceğiz, keyif alarak yenilelim. Gidilen hedefin değil, yolculuğun kendisinin kıymetli olduğu yelken seyri de, hayatın kendisi değil mi???

Denizlerde çok az kötü adam var. Dost,can,kardeş çoğu… Alışık olmadık bir ortam yani… Boşuna demiyorlar , ” Hayat denizde başlamış” diye. Biz de oraya dönüyoruz işte…

Dt.Murat Çolpan

Diş Hekimi, Amatör Denizci, Buse 1’in Kaptanı

 



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner235

banner238

banner239

banner215

banner212

banner218

banner237