banner222
banner225
Haluk Kunter
Haluk Kunter
Bir Tas Su, Bir Kap Mama Toplum olarak genel görüntümüze baktığımızda hayvan severmişiz gibi görünürüz ama gün geçmez gazete ve televizyonlarda hayvanların başına gelenlerle ilgili bir sürü haberlere rastlarız. Kimi akıl almaz işkencelere, kimi tecavüzle, kimileri sadistçe şeytani oyunlara, kimilerininde zehirli yiyeceklerle katledildiklerine şahit oluruz. Bir kısım insanımız, yazlık bir dönem için hayvan sever olurlar. Okullar tatil olunca, çocuklarına ilk iş karne hediyesi olarak Pet Shoplar’dan hayvan alırlar ve sezon sonu dönüş vakti geldiğinde de yürekleri sızlamadan, arkalarına bakmadan o hayvancağızları sokağa terk ederler. Bu yazlıkçılar o dönem için kapılarında, bahçelerinde veya yaşadıkları site de oradaki hayvanlara sahip çıkarlar, zannedersiniz bir ömür boyu onunla yaşayacaklardır. Halbuki bir çoğu da dönüş zamanı geldiğinde diğerleri gibi arkalarına bakmadan bu hayvanları bırakıp giderler. Bu hayvanlar artık ne yer, ne içer, kışın bunlara kim bakar, nasıl yaşarlar, nereye sığınırlar, akılarına bile gelmeden çeker giderler. Nasılsa onlar yaz için vazifelerini yapmıştır, gerisi önemli değildir. Vicdanları rahattır. O hayvan artık yazın alıştığı, o sevgi ve şefkati kimlerden görecektir umurlarında bile olmaz. Nasılsa yazın artan yemekler çöpe gitmemiş, heba olmamış, onlarda Allah katında sevap kazanmışlardır. Ama bütün bu yaptıkları dönüş zamanı geldiğinde eminim ki Allah katında yerle bir olmuştur. Kışınsa Allah Kerim nasılsa bir bakan çıkar diye düşünüyorlardır herhalde... Tabi ki istisnalarda yok değil, her ne kadar sayıları az olsa da, o hayvanların bakımını, yiyeceklerini teminat altına alanlarda var. Allah’da onlardan razı olsun, yaşamları tanrı katında teminat altına alınsın dilerim. Geçenlerde hayvan dostlarımızın koruyucu meleklerinden olan Bodrumumuzun değerli veterineri sevgili Ahmet Kurt ile sohbet ederken, aslında hayvan dostlarımıza yapacağımız en büyük iyiliğin, bir tas su ve bir kap mama olmadığını, onları acil bir şekilde kısırlaştırmamız gerektiğini söyledi. Zira bir çift kedi 5 yılda 25 bin kedi, bir çift köpek ise 5 yılda 67 bin köpek rakamına ulaştığını söyledi. Nedense bazı insanlar aman benim oğlum veya kızım bir kere cinselliğini yaşasın, anne olsun baba olsun gibi mazeretlerle üremelerine sebep olurlar, sanki kendileri evlatlarına şahane ana baba olmuş gibi... Halbuki hayvanların insanlar gibi üremenin dışında cinsel dürtüleri yoktur. Sevgili kankam Feraye'nin de dediği gibi ''Erkek veya dişi bir hayvan diğerini görüp de ben bunu bu akşam götüreyim'' demez ve iç geçirmez, bu insana ait bir duygudur. Doğa gereği dişi hayvanın üreme zamanını haber veren salgısından dolayı erkek hayvanlarda harekete geçerler. Nedense hayvan sahiplerinin bir tek zifaf için kanlı çarşaf istemediği kalır, bunlar övünülecek şeyler değildir. Sonra da olan dünyaya gelen yavrulara oluyor ya bakamazlar ya da bir yerlere veremezler, alacağım diyenler vazgeçer ya da alanlar hevesleri geçince hayvanı olmadık yerlere atarlar. Neticede olan hep hayvan dostlarımıza oluyor. Sevgili dostlar, artık belediyelerinde hayvan kısırlaştırma merkezleri ve elemanları var, imkanı elvermeyenler müracaat edebilir, sokaklarındaki bahçelerindeki başıboş hayvanları bile kısırlaştırabilir, onlara da iyilik yapmış olurlar. Ayrıca bunu canı gönülden bedelsiz yapan veterinerlerimizde var, sonrasında da el birliği ile onlara sahip çıkabilir yiyeceklerinizi paylaşabilirisiniz. Bu sıcak günlerde kapılarınızın önüne bir tas su koymayı ve suyu da belli aralıklarla değiştirmeyi lütfen ihmal etmeyiniz. Rabbim yüreğinde sevgi, merhamet ve vicdan olmayanları ıslah eğlesin, yüreklerine sevgi, merhamet ve vicdan olanları da mükafatlandırsın.Amin… Sevgilerimle Haluk Kunter

banner235

banner238

banner239

banner215

banner212

banner218

banner237